Faydalı Bağlantılar

İzleyiciler

30 Temmuz 2010 Cuma

Güvercin Deliği İlkesi (Güvercin Yuvası Prensibi)

Güvercin Deliği İlkesi (Güvercin Yuvası Prensibi)

Güvercin Deliği İlkesi

Matematikte Güvercin Deliği İlkesi (en: Pigeonhole Principle)ya da çekmece ilkesi ya da Dirichlet kutu (çekmece) ilkesi, çok basit bir ilke olmasına karşın bu ilkeyi kullanarak ispatlanabilecek ilişkiler çok ilginç olabilir. Bu ilke tam olarak şunu der: N ve k pozitif tamsayılar ve N > k olmak üzere N nesne k kutuya yerleştirildiğinde öyle bir kutu vardır ki o kutuda birden çok nesne bulunmak zorundadır. Bu doğru olmasaydı, yani her kutuda en fazla birer nesne olsaydı, k kutuda en fazla k nesne olabilecekti.
n ve m gibi iki doğal sayı için n > m durumunda, eğer n parça m güvercin deliğine koyulacaksa bir güvercin deliği birden fazla parça içermek zorudadır. Diğer bir söylem; m deliğe bir deliğe bir güvercin düşecek şekilde en fazla m güvercin yerleştirilebilir, bir tane daha yerleştirilmesi bir deliğin tekrar kullanılması ile our.



İlkenin adının esin kaynağı: Deliklerdeki Güvercinler.
Burada n = 7 vem = 9, buradan en az iki güvercin deliği
boş kalacağını söyleyebilirizç(Eğer iki kuş bir deliği
paylaşsalardı üç boş delik olacaktı.)


Örnekler

29 Temmuz 2010 Perşembe

Osmanlı Tarihinde İlkler

Osmanlı Tarihinde İlkler...


- Osmanlıların ilk Beylik merkezleri ve bir bakıma ilk başkentleri Söğüt Kasabası'dır. Daha sonra sırasıyla Yenişehir, Bursa, Edirne ve İstanbul başkent oldu.

- Osmanlı tarihinde ilk savaş,1284 yılında Bizans tekfurlarıyla yapılan Ermeni Beli savaşıdır.

- Osman Bey'in ele geçirdiği ilk kale Kolca Hisar Kalesi'dir (1285).

- Osman Bey'in ilk askeri anlaşması 1306 yılında yılında Ulubad Tekfuru ile yapılan anlaşmadır.

- İlk fethedilen ada, 1308 yılında alınan İmrali Adası'dır.

- İlk barış anlaşması, 1330 yılında Orhan Gazi ile Bizans İmparatoru Üçüncü Andronikos arasında imzalanmıştır.

- "Rumeli" adı verilen Avrupa yakasında ilk ele geçirilen yer, Gelibolu'da Orhan Gazi'nin büyük oğlu Süleyman Paşa tarafından alınan Çimpe limanıdır.

Marksist pencereden bakan Eric Hobsbawm’ın tarihçiliği

“SIRADAN” İNSANLAR, SIRA DIŞI YAŞAMLAR

Tarih yazımına Marksist pencereden bakan Eric Hobsbawm’ın tarihçiliğini anlatmaya gerek yok. Çünkü o, yazdıklarıyla, konuşma ve eleştirileriyle ne yapmaya çabaladığını, nerede durduğunu zaten belli ediyor.
Ürettiklerinin hâlâ okunuyor (ve aynı zamanda okutuluyor) olması, onun ağırlığını gösteriyor. Dolayısıyla 1950-1980 arası yazdığı makalelerden derlenen Sıra Dışı İnsanlar da aynı ağırlığa sahip. Kitabın alt başlığı “Direniş, İsyan ve Caz”; bu başlık bizi “sıradan” insanların sıra dışı yaşamlarıyla buluşturuyor.
“KÜÇÜK İNSANLAR”

27 Temmuz 2010 Salı

41 Yılın Çıkmış Coğrafya ÖSS Soruları & Çözümleri (pdf),

Konularına Göre Düzenlenmiş 41 Yılın (1966-2006)
 
ÜSS ÖYS ÖSS Coğrafya Soruları Soruları



Ülkeler ve Dünya Ansiklopedisi İndir Download

Ülkeler ve Dünya Ansiklopedisi İndir Ülkeler ve Dünya hakkında her türlü bilgiyi ve resimleri bulabileceğiniz çok güzel hazırlanmış bir program...

http://rapidshare.com/files/14344786...part1.rar.html
http://rapidshare.com/files/14344847...part2.rar.html
http://rapidshare.com/files/14343899...part3.rar.html

Dünyadaki Başlıca Büyük Denizler

Dünyadaki Başlıca Büyük Denizler


Büyük Okyanus(Pasifik Okyanusu): Amerika ve Asya kıtaları arasında bulunan dünyanın en büyük okyanusudur. İsmini İspanya krallığı adına Dünya'yı dolaşan Portekizli denizci Ferdinand MAGELLAN vermiştir. MAGELLAN, günler süren zorlu ve fırtınalı şartlar altında adını verdiği Magellan Boğazından geçip bu okyanusa açıldığında, fırtınaların dinmesinden ve kendisini sakin suların karşılamasından dolayı Portekizcede "sakin" anlamına gelen "Pasifico" kelimesinden yola çıkarak okyanusa bu ismi vermiştir. 179.7 milyon kilometrekare yüzölçümüne sahip olan bu okyanus, neredeyse Atlas Okyanusu ve Hint Okyanusu'nun toplamı kadardır. Kapladığı alan dünyadaki toplam karaların alanından biraz daha büyüktür. En derin yeri 11.034 metre ile Mariana Çukuru olup burası aynı zamanda Dünya'daki en derin noktadır.

Atlas Okyanusu (Atlantik): Büyük Okyanus'tan sonraki en büyük ikinci okyanustur. Bir zamanlar tek parça olan ata kıtanın bölünmesiyle oluşmuş olup, Avrupa ve Afrika'yı Amerika Kıtası 'ndan ayırır. Yan denizleri ile birlikte (Akdeniz, Kuzey Denizi ve Baltık Denizi) 106,2 Mil. km² alana sahip olup, yeryüzünün beşte birini kaplar. 3314 metre ortalama derinliği bulunan okyanusun en derin noktası Porto Riko Çukuru’dur.

Yerleşme Alanı Ve Yerleşme Alanını Sınırlandıran Faktörler

Nüfus gibi yerleşme alanları da yeryüzüne düzensiz dağılmıştır.Bazı yerlerde yerleşme çok sık , bazı yerlerde seyrektir.Yerleşme alanlarını sınırlandıran başlıca faktörler ; denizler,kutup bölgeleri,yükselti ve kuraklıktır.

Yerleşme alanlarını sınırlandıran faktörlerin başında deniz gelmektedir.Bütün olanaklara rahmen,yerleşme alanları deniz kıyılarında son bulmaktadır.

Hayvancılığı Etkileyen Faktörler

Hayvancılığı Etkileyen Faktörler Ülkemizde hayvancılığın gelişmesi için gerekli başlıca faktörler şunlardır :

● Hayvan soylarının ıslahı
● Otlakların ıslahı
● Yem üretiminin artırılması
● Hayvanların bakım , beslenme ve yetişme koşullarının iyileştirilmesi
● Hayvansal ürünler sanayiinin geliştirilmesi
● Hayvansal ürünlerin , değeri üzerinden ve düzenli bir biçimde pazarlanmasının sağlanması
● Üreticilerin teşvik edilmesi ve kredilerle desteklenmesi

Akarsuların Aşındırma Şekilleri

AKARSULARDA AŞINDIRMA
• Kimyasal aşındırma: Akarsuyun geçtiği yerlerdeki kolay eriyebilen kayaları eriterek beraberinde taşıması olayıdır.
• Mekanik aşındırma: Akarsuların aşındırması daha çok mekanik yolla gerçekleşir.
Mekanik Aşındırmada Etkili Olan Faktörler
• Akarsu yatak eğiminin ve akış hızının fazla olması,
• Akarsuyun akımının yüksek olması,
• Akarsuyun yük miktarının fazla olması,
• Akarsuyu yatağı çevresindeki bitki örtüsünün cılız olması,
• Akarsu yatağındaki kayaların kolay aşınabilir olması mekanik aşındırmayı artırır.
*Akarsular aşındırma faaliyetini daha çok ağızdan kaynağa doğru geri aşındırma şeklinde gerçekleştirir.
*Denize dökülen bir akarsu yatağını en son deniz seviyesine kadar aşındırır. Buna taban seviyesi (genel kaide seviyesi) denir. Göle dökülen akarsu da yatağını en son göl seviyesine kadar yapar. Buna da yerel kaide seviyesi denir.
Denge Profili: Akarsuların yatağını ağızdan kaynağa doğru geri aşındırarak düzleştirmesiyle oluşan iç bükey eğriye denir. Türkiye akarsuları denge profiline ulaşmamışlardır. Sebebi : Türkiye’nin bugünkü yer şekillerinin yakın bir dönemde oluşmuş olmasıdır.

Kıtalara Göre Akarsular

Kıtalara Göre Akarsular ASYA:

Başlıca ırmakları, Yangtze (5500 km Asya’nın en uzun, dünyanın dördüncü uzun ırmağıdır.), Yenisey (kaynağı Büyük Yenisey ırmağı olarak kabul edildiğinde 4000 km, Selegna Irmağı olarak kabul edildiğinde 5500 km uzunluğundadır.), Obi (3680 km, İrtiş Irmağı’yla birlikte 5569 km), Sarı (4700 km), İrtiş (4441 km), Lena (4400 km), Amur (4352 km), Mekkong (4200 km), Brahmaputra (2900 km), İndus (2900 km), Fırat (2700 km), Amuderya (2539 km), Ganj (2506 km), Saluen (2415 km), Siriderya (2204 km), Irravadi (2090 km), Dicle (1900 km) ve Yamuna (1385 km).

Coğrafyanın Ortaya Çıkışı

Geçmişte coğrafya farklı kimselere farklı zamanlarda farklı şeyler ifade etmişti şimdi de farklı şeyler ifade etmektedir. Bazılarında uzak yerler ile ilgili imajlar uyandırıp, hiç kimsenin gitmediği yerlere giden cesur kaşifleri hatırlatırken; diğer bazıları içinde coğrafyacı, dünyanın en uzun nehirleri, en yüksek dağları, en büyük şehirleri hakkında ansiklopedik bilgidir.

Dalgalar Neden Paraleldir

Dalgalar Neden Paraleldir? Burada dikkate alınması gereken en önemli nokta dalganın kıyıya yaklaşırken yavaşlaması. Denizdeki dalgaların hızı suyun derinliğine bağlı. Derinlik azaldıkça dalga da yavaşlar. Bu durumda da, ışık örneğinden çok iyi bildiğimiz dalgaların kırılması işin içine girer.
Havadan cama geçen bir ışık ışınını hatırlayın. Işık havada hızlı, camda ise daha yavaştır. Işığın dalga yapısıyla doğrudan ilişkili bir nedenden dolayı, ışık daha yavaş olduğu ortamda arayüze daha dik yönde hareket eder. (Ünlü Snell yasasında geçen kırılma indislerinin oranı aslında hızların ters oranıdır.)

Coğrafi Keşifler Listesi

COĞRAFİ KEŞİFLER LİSTESİ







Tarih Keşfedilen yer Denizci veya gezginler

Deniz Suyu Neden Tuzludur



Deniz Suyu Neden Tuzludur? Yirminci yüzyılın başlarında bilim insanları bu konuyu çok basit bir şekilde açıklıyorlardı. Bu açıklamaya göre, her ne kadar nehirlerin suları tatlı ise de içlerinde bir miktar da erimiş mineral vardır. Yataklarındaki bu mineralleri ve içlerinde tuz bulunan kayaları erozyona uğratarak okyanuslara taşırlar. Bu mineraller içinde en çok olanı kimya dilinde sodyum klorür (NaCl) diye adlandırılan bildiğimiz sofra tuzudur ve bir daha karaya geri dönmez.

Kırgızıstan'ın Coğrafyası



KIRGIZİSTAN
- Kırgızistan dağlık bir ülkedir.Topraklarının büyük bölümü 1500 metrenin üzerindedir.
- Çok sayıda göl bulunur.Isık gölü dünyanın en büyük krater gölüdür.
- Ülkede Karasal iklim görülmektedir.
- Nüfus ülkenin güneybatısında yoğunlaşmıştır.
- Tarım alanları azdır.Hayvancılık ekonomi için önemlidir.İpekböcekçiliği gelişmiştir.
- Maden bakımından zengindir.Ancak yeterince işletilemez.
- Sanayi tarım,hayvancılık ve madenciliğe dayanır.
- Turizm gelişmiştir.En önemli ihraç ürünü elektrik enerjisidir.

Bulut - Bulut Tipleri

Bulut




Bulut, su damlacıkları, buz kristalleri ya da bunların karışımlarından oluşan, toprağa değmeyen, gözle görülür kütledir.

Dünya'da yoğunlaşan madde su buharıdır. Bu da, küçük su damlacıklarını, genellikle 0.01 mm buz kristallerini oluştururur. Milyarlarca damlacık ve kristallerin beraber durmasıyla bulut olarak görünürler. Bulutlar tüm görünür dalga boyutlarını yansıtır ve genellikle beyazdır fakat gri veya siyah olarak görünebilirler. Siyah görünmelerinin sebebi, çok kalın veya yoğun olması ile güneş ışığının geçmesine izin vermemesindendir.





Bulut Cinsleri ve Açıklamaları

Yüksek Bulutlar

* Cirrus (Ci): İnce beyaz iplikler ya da beyaz parçalar ya da dar şeritler biçiminde birbirinden ayrı bulutlardır. Bu bulutların ipliksi bir görünümü ya da ipeksi bir parlaklığı vardır; Kimi zaman her ikisi bir arada bulunur.

* Cirrocumulus (Cc): Gölgesiz ince beyaz parça, örtü ya da katman biçiminde bulut. Birbirine karışmış ya da ayrı ayrı ve oldukça düzgün dizilmiş taneler, dalgacıklar biçiminde çok küçük öğelerden oluşur. Bu öğelerin görünür genişlikleri 1 dereceden azdır.

* Cirrostratus (Cs): Genellikle ışık halkası oluşturan ipliksi ya da düzgün görünümlü, saydam ve gökyüzünü tümüyle ya da kısmen örten beyazımsı bulut türü.

Ara Bulutlar

* Altocumulus (Ac): Beyaz ya da gri, ya da beyaz gri renklerde parça, örtü ya da katman biçiminde bulut. Genellikle gölgeli yerleri olur; katmanlardan, yuvarlak kütlelerden ve tomarlardan oluşur. Kısmen ipliksidir ya da dağılıp yayılmış durumdadır; karışıp birleşmiş olabilir ya da olmayabilir. Düzenli dizilmiş küçük öğelerinin 1 ile 5 derece arasında belirgin bir genişliği vardır.

* Altostratus (As): Grimsi ya da mavimsi renklerde bulut örtüleri ya da çizgili ipliksi ya da birörnek görünümlü katmanlar. Gökyüzünü tümüyle ya da kısmen örter; güneşi, bir buzlu camın arkasından görünüyormuş gibi bulanık bir biçimde gösterecek kadar ince bölümleri vardır.

* Nimbostratus (Ns): gri renkli bulut katmanı. Genellikle koyu renklidir. Oldukça sürekli yağan ve çoğu kez yere kadar ulaşan yağmur ya da kar yüzünden görünümü yayılmış gibidir. Güneşi tümüyle örtecek kadar kalındır. Çoğu kez bu katmanın altında, parçalı bulutlar bulunur; nimbostratus bulutları bunlarla birleşmiş ya da birleşmemiş durumda olabilir.

Alçak Bulutlar

* Stratocumulus (Sc): Gri ya da beyazımsı, ya da gri ve beyazımsı renklerde parça, örtü ya da katman biçiminde, hemen her zaman koyu parçaları olan bulut. Mozaik gibi, yuvarlak kütlelerden, tomarlardan oluşur.Yere ulaşmadan buharlaşan yağış durumu dışında ipliksi değildir. Birleşmiş ya da birleşmemiş durumda olabilir. Düzgün dizilmiş küçük öğelerin çoğunun genişliği görünürde 5 dereceden çoktur.

* Stratus (St) : Genellikle bir örnek bir zemini olan gri bulut katmanı. Çisenti, buz prizmaları ve kar taneleri verebilir. Güneş, bulutun arkasından göründüğünde çevresi açıkça ayırt edilebilir. Stratus ayla oluşturmaz; ayla olayı çok düşük sıcaklıklarda ortaya çıkabilir. Stratus, kimi zaman parçalar halinde de görülebilir.

* Cumulus (Cu) : Birbirinden ayrı bulutlar. Genellikle yoğun olurlar ve dış çizgileri keskindir. Kabarık duran üst bölümü, karnabahara benzeyen, yükselen tepeler, kubbeler ya da kuleler biçiminde düşey olarak oluşur. Güneşin aydınlattığı bölümleri çoğu zaman parlak beyaz renk alır. Bu bulutların zemini görece koyu ve yataydır. Kimi zaman parçalı görünümde olurlar.

* Cumulonimbus (Cb) : Dağ ya da çok büyük kuleler biçiminde, düşey doğrultuda büyük yer kaplayan, ağır ve yoğun bulut. Üst bölümünün bir kısmı genellikle düzgün, ipliksi ya da çizgilidir ve hemen her zaman yassıdır. Bu bölüm, örs ya da çok büyük bir sorguç biçimi alana kadar yayılır. Çoğu kez koyu renkte olan bulutun zemininin altında, sık sık onunla birleşmiş ya da birleşmemiş durumda parçalı bulutlar vardır. Burada çoğu kez yağış olur; bu yağış kimi zaman yere ulaşamadan buharlaşan türden olabilir.
(vikipedi)





Rüzgâr - Rüzgâr Nedir - Rüzgâr Hakkında

Rüzgâr, atmosferdeki havanın dünya yüzeyine yakın, doğal yatay hareketleridir.

Hava hareketlerinin temel prensibi, mevcut atmosfer basıncının bölgeler arasında değişmesidir. Rüzgâr, alçak basınçla yüksek basınç bölgesi arasında yer değiştiren hava akımıdır, daima yüksek basınç alanından alçak basınç alanına doğru hareket eder. İki bölge arasındaki basınç farkı ne kadar büyük olursa, hava akım hızı o kadar fazla olur. Rüzgâr sahip olduğu hıza göre fırtına, hortum gibi isimler alır.

Coğrafya Dersi Haritaları | 65 adet | Hotfile

Coğrafya Dersi Haritaları | 65 adet | Hotfile







Türkiye Ansiklopedisi Programı / Coğrafya konuları

Türkiye Ansiklopedisi Programı /Coğrafya konuları





Uzay ve Güneş Sistemi

Uzay ve Güneş Sistemi

Uzay Nedir: Bütün gökcisimlerinin içinde yer aldığı son*suzluktur.

Galaksi: Birden fazla yıldız sisteminin oluşturduğu topluluktur. Güneş Sistemimiz, Samanyolu Galak*sisinde bulunmaktadır.

Yıldız: Isı ve ışık yayan gök cisimleridir. Gezegen: Yıldızlardan aldığı ısı ve ışığı yansıtan gök cisimleridir.

Uydu: Bağlı olduğu gezegenin etrafında dönen gök cismidir.

Güneş Sistemi Nedir, Gezegenler ve Güneş Sistemi

Dünya’nın Şekli, Dünyanın Hareketleri ve Sonuçları

Dünya’nın Şekli, Dünyanın Hareketleri ve Sonuçları

Yer'in Şekli ve Boyutları

Ekvator’un çevresi= 40 076 km.

Kutuplar’ın çevresi= 40 009 km.

Ekvatorun yarıçapı= 6378 km.

Kutupların yarıçapı= 6357 km.

Yarıçaplar arasındaki fark = 21 km.

Basıklık oranı = 1 / 297

Dünyanın Yüzölçümü = 510 100 000 km2.

Coğrafi Koordinatlar

Coğrafi Koordinatlar

Paraleller: Ekvator'a paralel olarak 1° aralıklarla geçtiği varsayılan dairelerdir.

Ekvator Nedir: Kutup noktalarına eşit uzaklıkta olan ve Dünya'nın en şişkin yerinden geçtiği kabul edilen çiz*gidir. Ekvator Dünya'yı iki eşit yarımküreye ayırır.

Paralellerin Özellikleri:

En büyük paralel Ekvator'dur.
Paralel dairelerinin boyları, Dünya'nın şekli nedeniy*le Ekvator'dan kutuplara doğru gidildikçe kısalır ve kutup noktalarında uzunluk sıfır olur. Yani nokta ha*lini alırlar.


Aralarındaki uzaklık birbirine eşit ve 111 km. dir.

90 tanesi Kuzey, 90 tanesi Güney Yanmküre'de olmak üzere toplam 180 paralel vardır.

Enlem Nedir: Dünya üzerindeki herhangi bir noktanın Ekva*tor'a olan uzaklığının açı cinsinden değerine enlem denir.
Örneğin; istanbul 41° 00' 16" Kuzey enlemindedir denildiği zaman, istanbul'un Ekvator'a olan uzaklığı açı cinsinden ifade edilmiş olur.

Enlemler Dünya'nın şekline bağlı olarak Alçak, Orta ve Yüksek enlemler diye üçe ayrılır.

Özel Enlemler

Enlem ve Özel İsmi


0° Paraleli - Ekvator
23° 27' Kuzey Enlemi - Yengeç Dönencesi
23" 27' Güney Enlemi - Oğlak Dönencesi
66°33' Kuzey Enlemi - Kuzey Kutup Dairesi
66° 33' Güney Enlemi - Güney Kutup Dairesi
90° Kuzey Paraleli - Kuzey Kutup Noktası
90° Güney Paraleli - Güney Kutup Noktası

Dönenceler ve kutup dairelerini belirleyen temel etmen Dünya'nın eksen eğikliğinin derecesidir. Eksen eğikliği değişirse dönence ve kutup dairelerinin yerle*rinde de değişme olur.
Eksen eğikliği 23° 27' dır ve bu açı yılın hiçbir gü*nünde değişmez.

Ekvator'un Özellikleri:

Kutuplara eşit uzaklıktadır. Dünya'yı Kuzey ve Güney Yarımküre olarak iki eşit parçaya ayırır.
Paralellerin en uzunu ve başlangıcıdır. 0° ile ifade edilir.
Güneş ışınlarını yılda iki kez (21 Mart-23 Eylül) dik açıyla alır.
Çizgisel hızın en fazla olduğu paraleldir.
Yıl boyunca gece - gündüz süresi hiç değişmez (12 saat gece - 12 saat gündüz).

Dönencelerin Özellikleri:

Dönencelerin yerlerini eksen eğikliği belirler.
Güneş ışınlarının en son dik düştüğü yerlerdir.
Dönenceler üzerindeki her nokta güneş ışınlarını yılda bir kez dik alır.
Ekvator'a 23° 27, kutuplara 66" 33' uzaklıkta bu*lunurlar.
Kutup Dairelerinin Özellikleri:
Kutup dairelerinin yerini eksen eğikliği belirler.
Ekvator'a 66° 33', kutuplara 23° 27' uzaklıkta bulu*nurlar.
Kutup dairelerinden sonra sürekli gündüz ve geceler başlar.

Coğrafya Coğrafi Konum Nedir

Coğrafya Coğrafi Konum Nedir

Herhangi bir yerin Yerküre üzerinde bulunduğu alana coğrafi konum denir. Coğrafi konum matematik ve özel konum olarak ikiye ayrılır:

Türkiye Coğrafi Konum

1. Matematik Konum Nedir: Bir yerin paralel ve merid*yenlere göre belirlenen konumudur.
Bir ülkenin;

Dünya’nın Hareketleri ve Hızı

Dünya’nın Hareketleri



Dünya'nın Kendi Ekseni Çevresindeki Hareketi (Dünyanın Günlük Hareketleri)

Dünya, kendi ekseni çevresindeki batıdan doğuya doğru olan hareketini 24 saatte tamamlar. Bu süreye "1 gün" denir.

Coğrafya Harita Bilgisi Konu Anlatımı

Coğrafya Harita Bilgisi Konu Anlatımı

Harita Nedir: Yeryüzünün tümünün ya da bir bölümünün, kuşbakışı görünüşünün, belli bir ölçeğe göre küçültü*lerek bir düzlem üzerine aktarılmasına harita denir.

Çizilen şekillerin harita özelliği taşıması için;
Kuşbakışı görünüşü aktarması
Bir ölçeğe göre küçültülmesi gerekir.

Coğrafya İklim Bilgisi

Coğrafya İklim Bilgisi

İklim nedir: Bir yerdeki atmosfer olaylarının uzun yıllar içinde gösterdiği ortalama durumdur.

Hava Durumu: Bir yerdeki atmosfer olaylarının kısa süreli ortalamasıdır.
Kısa süreli hava olaylarını gösteren haritalara sinoptik harita denir.

Hava Kütlesi: Bir yerde, atmosferin sıcaklık ve nem bakımından aynı özelliği gösteren geniş parçalarına denir.

Atmosferin Özellikleri

Atmosfer nedir: Yerçekimine bağlı olarak Dünya'nın çev*resini saran ve onunla birlikte dönen, çeşitli yoğun*luktaki gazlardan, kozmik tozlardan oluşan havaküredir.

Yoğunlukları yerden yükseldikçe azalan, farklı ka*lınlık ve bileşimleri olan katmanlardan oluşur.
Güneş'ten gelen ışınların bir kısmını tutarak çok fazla ısınmayı engeller. Yerden yansıyan ışınları da tutarak yeryüzünün fazla soğumasını engeller.
Güneş ışınları atmosfer içinde dağılmaya uğrayarak gölge yerlerin de aydınlanmasını sağlar. Bu du*ruma difüzyon denir. Gökyüzünün mavi görünmesi difüzyon sonucudur.
Güneş'ten gelen mor ötesi ışınların zararlı etkisini azaltır.
iklim olaylarının oluşmasını sağlar. Yeryüzünde canlı yaşamına olanak sağlar.

Atmosferin Katları Nelerdir

Eksosfer: iyonosferden daha yukarıda, dış küre an*lamına gelen Eksosfer katı bulunur. Üst sınırı kesin ola*rak bilinmemekle birlikte, 10.000 km. ye kadar çıktığı kabul edilir. Üst kısmında yerçekimi yoktur.

İyonosfer: Gaz molekülleri çok seyrek olduğundan iklim üzerinde etkisi yok sayılır. Radyo dalgalarını yan*sıtarak haberleşme alanında önemli bir rol oynar.

Şemosfer nedir: 25-30 km. ile 80-90 km. arasında yer alır. En önemli özelliği ozon tabakasının bulunmasıdır. Ozon tabakası Morötesi (Ultraviyole) ışınlarını tutarak yeryüzünde canlı yaşamına olanak vermiştir.

Stratosfer: Troposferin üst sınırından başlayarak 25-30 km. yükseklere kadar çıkar. Yatay hava hareket*leri görülür. Troposferdeki güçlü hava hareketleri ve sıcaklık değişmelerinden az etkilenir. Bu yüzden sı*caklık dağılışı oldukça düzgündür.

Troposfer nedir: Yere en yakın katmandır.
Ekvator'da kalın, kutuplarda incedir. Bu durumun nedeni Ekvator'da ısınan havanın genleşerek yük*selmesi, buna karşın kutuplarda soğuk havanın yere yığılmasıdır. Ayrıca yerçekiminin kutuplarda fazla, Ekvator'da az olması da etkilidir.
Su buharının tamamına yakını bu katmandadır.
Farklı hava kütlelerinin bulunması ve su buharının varlığı nedeniyle iklim olayları bu katmanda oluşur.
Yatay ve dikey hava hareketleri görülür.
Bileşiminde % 78 Azot, % 21 Oksijen, % 1 oranında da su buharı, karbondioksit ve asal gazlar bulunur.
Troposfer'de yükseldikçe:
Sıcaklık azalır.
Basınç azalır.
Nem miktarı azalır.
Oksijen miktarı azalır.
Yoğunluk azalır.

İklim Elemanları

1. Sıcaklık
2. Basınç ve rüzgârlar
3. Nemlilik ve yağış

Isınma ve Sıcaklık

Isınma ve Sıcaklık

Güneş'ten gelen ışınların bir bölümü atmosferin dış yüzeyine çarparak geri döner (Yansıma = reflek-siyon). Atmosfere giren ışınlardan bir bölümü atmosfer tarafından emilir (absorbsiyon), bir kısmı atmosfer içinde dağılır (difüzyon). Bu nedenle ışınların tümü yeryüzüne ulaşmaz.

Yeryüzüne ulaşan ışınların bir bölümü yerden yan*sır. Yere ulaşan ışınlar yeryüzünün ısınmasını sağlar. Yer, depoladığı ısıyı atmosfere geri vererek atmosferin ısınmasında etkili olur. Buna radyasyon (ışıma) denir.

Sıcaklığı Etkileyen Faktörler

Güneş Işınlarının Yere Değme Açısı

Basınç Nedir

Basınç Nedir

Atmosfer Basıncı:Atmosferdeki gazların yere yaptığı ağırlıktır (1033 gr/cm3).

Normal Basınç: 45° enlemlerinde, deniz seviye*sinde, 0°C sıcaklıkta ölçülen basınç 1013 milibar (=760 mm. civadır. Buna normal basınç denir. Bu değerin üzerindeki basınca yüksek basınç (antisiklon), altındaki basınca alçak basınç (siklon) denir.

Basıncın Yeryüzüne Dağılışına Etki Eden Faktörler


1. Sıcaklık
2. Yükselti
3. Dinamik etkenler
4. Yerçekimi

1. Sıcaklık: Isınan hava, hafifler, genleşir ve yükselir. Bu nedenle yere yaptığı basınç azalır. Soğuyan ha*va sıkışır, yoğunlaşır ve alçalır. Yere yaptığı basınç artar. Basınç birimleri
Bu şekilde, sıcaklığa bağlı olarak oluşan basınçlara termik kökenli basınç denir.

Rüzgar Nedir, Rüzgar Oluşumu

Rüzgar Nedir, Rüzgar Oluşumu

Rüzgâr: Komşu iki hava kütlesi arasında basınç farklılaşması sonucunda oluşan hava hareketidir.
Rüzgâr daima YB alanlarından AB alanlarına doğ*ru eser.

Rüzgârın hızı:

a) Basınç farkı fazla ise rüzgârın hızı fazla olur.

I. izobar haritasındaki YB alanından doğan rüzgarın hızı daha fazladır.

b) Basınç merkezleri arasındaki uzaklık azaldıkça rüz*gârın hızı artar.

c) Yerşekilleri ve bitki örtüsü de rüzgârın hızını etkiler.

Rüzgârın yönü:

a) Basınç merkezlerinin birbirine göre konumu rüz*gârın yönünü belirler.
Rüzgârlar her zaman yüksek basınç alanlarından alçak basınç alanlarına doğru eserler. Yönleri buna göre belirlenir. (rüzgar yönleri)

b) Yerşekillerinin uzanışı da rüzgârın yönünü belirler.

Rüzgar Çeşitleri

SÜREKLİ RÜZGÂRLAR; Alizeler, Batı Rüzgarları, Kutup Rüzgarları


MEVSİMLİK RÜZGÂRLAR; Muson rüzgarları

YEREL RÜZGÂRLAR; Meltemler (kara ve deniz meltemleri, dağ ve vadi meltemleri),
Sıcak Yerel Rüzgarlar (Föhn, Sirokko, Hamsin, Samyeli, Kıble, Keşişleme, Lodos ),
Soğuk Yerel Rüzgarlar(Mistral, Bora, Krivetz, Yıldız, Poyraz, Karayel),
Tropikal Siklonlar (Tayfun, Hurricane, Tornado, Kasırga, hortum)

Nem Nedir, Nemlilik

Nem Nedir, Nemlilik

Havadaki nemin kaynağı yeryüzündeki su kütlele*ridir. Okyanuslar, denizler, göller, kar ve bu/ örtüleri, bit*ki toplulukları ile nemli toprak yüzeylerinden buharla*şan sular atmosfere karışır. Su buharının tamamına yakını Troposfer'de bulunur.
Buharlaşma arttıkça havaya katılan nem miktarı da ar*tar. Buharlaşma ise aşağıda belirtilen etmenlere bağlıdır:

a) Sıcaklık: Sıcaklık arttıkça buharlaşma şiddeti artar.

b) Buharlaşma yüzeyi: Buharlaşma yüzeyinin geniş ve nemli olması buharlaşmayı arttırır.

c) Rüzgâr: Rüzgâr hızı arttıkça buharlaşma hızlanır.

d) Havadaki nem oranı: Havadaki nem fazlaysa bu*harlaşma azdır.

Yoğunlaşma Nedir, Yağış Oluşumu

Yoğunlaşma Nedir, Yağış Oluşumu

Havadaki nemin yoğunlaşması ve yağış oluşabil*mesi, bağıl nemin % 100 e ulaşması ile olanaklıdır. Bunun için havanın yükselerek soğuması gerekir.

Oluşumuna Göre Yağış Çeşitleri

1. Yamaç Yağışları (Orografik Yağışlar):

Dünyada Görülen İklim Tipleri ve Bitki Toplulukları

Dünyada Görülen İklim Tipleri ve Bitki Toplulukları

Makroklima: Yeryüzünde geniş alanlarda görü*len büyük iklim tipleridir.

Mikroklima: Büyük iklimler içinde farklı özellikleri taşıyan daha dar alanlı iklimlerdir.

Türkiye’de İklim Tipleri Nelerdir ve İklimi Belirleyen Etmenler

a) Enlem
b) Denize göre konum
c) Atmosferdeki genel hava dolaşımı
d) Okyanus akıntıları
e) Yerşekilleri ve yükselti

İklim - Doğal Bitki Örtüsü İlişkisi

Nemli İklimler

Sıcak bölgeler - Geniş yapraklı orman
Soğuk bölgeler - İğne yapraklı orman
Ilıman bölgeler - Karışık orman
Kurak İklimler

Sıcak bölge - Kurakçıl çalılar - kaktüs
Soğuk bölge - Otsu - yosunsu bitkiler

Türkiye’de ve Dünya’da Görülen İklim Tipleri

Ekvatoral İklim Tipi nedir

Görüldüğü yer: Amazon ve Kongo havzaları, Güneydoğu Asya adalarında görülür.

Ekvatoral İklim Özellikleri: Her ayın ortalaması 20°C'nin üstünde*dir. Yıllık ve günlük sıcaklık farklarının en az olduğu iklimdir.
En çok yağış alan iklimlerdendir. Yıl boyunca bol yağış alır. Ekinoks dönemlerinde yağışlarda artış gözlenir.

Bitki örtüsü: Geniş yapraklı gür ormanlardır.

Yükseklik ve Sıcaklık



Güneş’e yaklaştıkça sıcaklığın artmasını düşünmek,ilk bakışta insana mantıklı gelir.1780’li yıllara gelinceye dek herkes böyle düşünüyordu.O yıllarda balonlarla deney yapıldıkça öyle olmadığı anlaşıldı.Yükseldikçe hava soğuyordu.Gökyüzüne doğru uzanan hayali bir merdivene tırmandığınızı düşünün.

Yerel Saat Hesaplamaları, Ortak Saat, Saat Dilimleri, Tarih Değiştirme Çizgisi

YEREL SAAT HESAPLAMALARI,ORTAK SAAT,SAAT DİLİMLERİ,TARİH DEĞİŞTİRME ÇİZGİSİ



YEREL SAAT:

Herhangi bir yerde, Güneş’in en tepede olduğu ana ya da gölge boyunun en kısa olduğu ana öğle vakti denir. Öğle vakti gün ortasıdır ve saat 12.00 olarak kabul edilir. Buna göre ayarlanan saat dilimine yerel saat denir.

Yerel saat farkları, meridyenlerden faydalanılarak hesaplanabilir.

Yerel saat hesaplarını yapabilmek için şunları öğrenmekte fayda vardır:

Aynı meridyen üzerinde bulunan bütün noktaların öğle vakitleri aynı anda olur ve yerel saatleri birbirine eşittir.

Aynı meridyen üzerinde bulunan noktaların yerel saatleri birbirine eşit olmasına rağmen (21 Mart ve 23 Eylül tarihleri hariç) Güneş’in doğma ve batma saatleri farklıdır. Bunun nedeni, Dünya ekseninin 23° 27' eğik olmasıdır.

>

Coğrafya’nın Konusu ve Coğrafyanın Bölümleri

Coğrafya’nın Konusu ve Coğrafyanın Bölümleri

Coğrafya: Yeryüzünde meydana gelen doğal ve beşeri olayların oluş nedenlerini, dağılışını, so*nuçlarını,
aralarındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalıdır.

Coğrafya'nın İlkeleri

1. Dağılış ilkesi
2. Nedensellik ilkesi
3. Karşılıklı ilgi ve bağıntı ilkesi

Coğrafya'nın Bölümleri

Kuzey Kıbrıs'ta Türk Eserleri - Arkeoloji

Kuzey Kıbrıs'ta Türk Eserleri - Arkeoloj
Kıbrıs adası 1571 yılında Osmanlı Türkleri tarafından fethedilmiş ve 307 yıl Türk egemenliği altında kalmıştır. Kıbrıs’ta Türklerin iskanından bu yana Türk kültürü kesintisiz var olmuştur. Bu dönemde kıymetli sanat ve mimari eserlerin inşa edildiği adada bu yapılar, Türk kültürünün inkar edilemez tarihi kanıtlarıdır.

Osmanlılar Kıbrıs’a yerleşir yerleşmez ilk önce dini vecibelerini karşılayabilecek şekilde bazı kilise ve katedrallere İslamlığın gerekleri olan minare, mimber ve mihrap gibi unsurları ekleyerek onları camiye çevirdiler. Sonraları Osmanlı tarzına uygun olarak yeni camiler, hanlar, hamamlar, çeşmeler yaptırdılar.

Kıbrıs’ın kuzeyinde olsun, güneyinde olsun tarihi eserler, adanın zengin tarihinin günümüze miraslarıdır. Bu mirasın korunması aslında tarihin korunması demektir, çünkü nerede olursa olsun bunlar insanlığın kültürel miraslarıdır.

Kıbrıs’ta Türkler tarafından inşa edilmiş yapılar 11 kategoride toplanabilir

Bin yıl öncesinin İstanbul kadını

Bin yıl öncesinin İstanbul kadını

Yenikapı kazılarında bulunan iskeletleri inceleyen uzmanların ulaştığı sonuçlar, İstanbul’da günümüzden yaklaşık bin yıl önce yaşayan Bizanslıların yaşamlarını gün ışığına çıkardı.





Buluntular Bizans döneminde yaşayan insan tipinin belirlenmesini sağladı. Yapılan yüzlendirme işlemleri, Bizanslıların deniz mahsulleri ile beslenen sağlıklı bir toplum olduğunu gösterdi. Yapılan işlemlerden sonra bin yıl önce yaşamış İstanbullu kadının prototipi de ortaya çıktı.
Marmaray projesi inşaatı sırasında çıkan arkeolojik buluntular üzerine Yenikapı’da başlayan kazı, Bizans döneminde yaşayan insan tipini de ortaya çıkardı. Kazı alanında bulunan iskeletlerde yapılan kimliklendirme ve yüzlendirme işlemleri, 1200-1300 yıllarında yaşayan Bizanslıların ağırlıklı olarak deniz mahsulleri ile beslenen sağlıklı bir toplum olduğunu gösterdi. Yaş ortalaması ise sağlıklı beslenmeye karşın 13.76 olarak hesaplandı. Ortalamanın bu kadar düşük olmasının nedeni ise çocuk ölümlerinin fazlalığı. Orta boylu olan Bizanslılara ait iskeletlerde yapılan incelemeler, o dönemde beyin ameliyatı yapılabildiğini ve kansere rastlanabildiğini ortaya koydu.

Hz. İsa dönemine ait toplu mezarlar

Mardin'de 2 bin yıllık toplu mezar... Mardin'de yapılan kazı çalışmalarında Hz. İsa dönemine ait toplu mezarlar ortaya çıktı.

Mardin'in 3 bin yıllık antik kenti Dara Harabeleri'nde yapılan kazı çalışmalarında Hz. İsa dönemine ait toplu mezarlar ortaya çıktı. Mezarda yaklaşık binin üzerinde insan iskeleti bulundu.

Türklerde Mezar Taşları, Baş Ucu Taşı, Ayak Ucu Taşı, Yanlardaki Taşlar

TÜRKLERDE MEZAR TAŞLARI

Türklerde Mezar Taşları, Baş Ucu Taşı, Ayak Ucu Taşı, Yanlardaki Taşlar

Ziyaret olunan yer manasında olan , ölü gömülen ve üzeri bina ile örtülmemiş çukura mezar , kabirdenilmesi, üstü yapılan müslüman kabirlerine türbe adı varilmesine , bu üstüne bina yapılmamış mezarların baş ve ayak uçlarına taş ve heykeller dikildiği görülmektedir.

Eski Yunanlılar ve Romalılarda ve diğer toplumlarda bu maksatla mezarlar, mezar binaları, anıtlara ait bilgiler mevcuttur. Türbeler ve mezar abideleri sanat tarihi bakımından , kurganlar, yer altı mezar mağraları, ehramlar, mozaleler, mezar abideleri , mahsen mezarlar gibişeylerdir. Dinler tarihi bakımından da önemli olan mezar, mezar taşları , türbe ve mezar anıtları geniş bir inceleme konusu olmaktadır.

Bilhassa Göktürklerde hakan veya kahramanların , ünlü kişilerin mezarları üzerine “ öldürdükleri düşmanları” temsil eden heykel veya taşları diktikleri , eğer taş bulamazlarsa ağaçtan yapılmış heykel veya kazıları bu maksatla kullandıkları ve bu şekilde dikilen taşlara Balbal denildiği ileri sürülmektedir. Bu Balbal ve Balbal dikme adeti “Eski Türk Yazıtları” arasında Kül Tegin yazıtının Cenup Bilge Han yazıtının doğu tarafında yer almaktadır. Balbal dikme itikatının , Türklerin öldükten sonra öbür dünyada da haayatın mevcut olduğu ve insanın ölünce öbür dünyaya göç ettiğine, ölünün öbür dünyada herşeye ihtiyacı olacağından eşyaların mezara konmasına inanılırdı.

Hindistan Açıklarında Batık Şehir -M.Ö. 7500 ( Sualtı arkeolojik sit alanı)

Hindistan Açıklarında Batık Şehir -M.Ö. 7500

Sualtı arkeolojik sit alanı 9000 yıldan eski olabilir ve Hindistan’da Surat’tın 30 mil batısında Kuzeybatı Khambhat (Cambay) Körfezinde bulunmuştur.

Halk Bilimi ve Arkeolojinin İlişkisi

Bölüm 1: Arkeolojinin Tanımı:

a.Kelime Anlamı:

Arkhaio: eski (yunanca)
logos: bilim (yunanca)

Arkeloji kelimesi bu iki kelimenin birleşiminden oluşmuştur. Yani kelime manası ile eskinin bilimidir. Arkeolog terimi M.S.'nin ilk yüzyıllarına kadar Yunanistan'da sahnede dramatik mimiklerle eski efsanleri canlandıran aktörler için kullanılıyordu. Bugünkü anlamını ise 17. yüzyılda yaşamış bir doktor ve Lyons antikaları uzamanı olan Jacques Spon tarafından kazandırılmıştır.

Antik Çağ : Klasik Arkeoloji

Klasik Arkeoloji daha çok Antik Çağ diye adlandırılan Yunan ve Roma uygarlıklarını kapsayan bir dönemi içerir. Dar anlamıyla yaklaşık olarak M.Ö. 6. yüzyıl ile M.S. 3 yüzyıl arasındaki zaman dilimi ile ilgili olsa da geniş anlamıyla M.Ö. üçüncü binyıla kadar uzanan Girit, Yunan Anakarası ve Anadolu’nun batı ve güney kıyılarını içeren kültürlerin gelişimini inceler. Ege Denizi ve Ülkeleri: Ege bölgesi, Ege deniziyle çevrilen veya sınırlanan adalarla Asya ve Avrupa kıtaları kıyılarını, yani Yunanistan, Makedonya ve Trakya'nın doğu, Anadolu'nun ise batı ve güneybatı kıyılarını içine alan bölgedir. Ege kıyılarının çok girintili çıkıntılı olması, iyi korunmuş sayısız liman ve koylara sahip bulunması, denize doğru uzanan sıra dağlar arasında verimli vadilerin yeralması, iki kıta arasında jeolojik bir çöküntünün kalıntıları olan çeşitli büyüklükte birçok adaların bulunması, böylece Ege denizinde kara görmeyen hemen hemen hiçbir nokta bulunmaması deniz ulaşımını, dolayısıyla Asya ile Avrupa arasındaki ekonomik ve kültürel ilişkileri kolaylaştırmada başlıca etken olmuştur. Yunanistan: Yunanistan son derece engebeli bir ülkedir. Ülkenin içi ekser hallerde kuzeyden güneye inen, yalnız orta Yunanistan'da kısmen doğuya kıvrılan ve Ege adaları üzerinden Anadolu yönünde uzanan yüksek dağlarla kaplıdır. Bu suretle bazan 2500 m.'yi bulan yükseklikteki alanlar ayrılmış, bunların aralarında ise geçilmesi güç geçitler sayesinde birbirine bağlanan ince uzun vadiler meydana gelmektedir. İşte bu nedenle Yunanistan dağlar arasına sıkışmış türlü büyüklükte kantonlara sahip olmuştur. Yalnız bazı büyük vadiler ve düzlükler kuzeyde Makedonya ve Teselya'da Orta Yunanistan'da Boiotya ve Attika, Peleponnes'te ise Argolis, Lakonya ve Mesenya'da olduğu gibi oldukça büyük devletlerin meydana gelmesini mümkün kılmıştır. Yunanistan'nın coğrafya bakımından bu parçalanmış durumu bu ülkenin siyasal bakımdan da irili ufaklı devletelere bölünmesinde başlıca etken olmuştur.
Anadolu'nun Batı Kıyıları: Yunanistan'dakiler kadar olmamakla beraber, yine bir hayli iyi korunmuş koy ve limanlara sahip Batı Anadolu kıyılarında da sıradağlar birbirine paralel olarak sahilden içerlere doğru uzanmakta ve aralarında Kaikos (Bakırçay), Hermos (Gediz), Kaistros (Küçük Menderes) ve Maiandros (Büyük Menderes) gibi büyük ırmaklar tarafından sulanan ve kıyılara kadar uzanan geniş ve verimli vadileri kapsamaktadır. Bu coğrafi durum bir taraftan çeşitli vadilerde kurulan şehirlerin iç bölgelerle kültürel ve ekonomik ilişkilerde bulunmalarını kolaylaştırmıştır.

Fosil Müzesi / Fosil resimleri






















Arkeolojik Eserlerin Temizlenmesi

ARKEOLOJİK ESERLERİN TEMİZLENMESİ


KİRDEN TEMİZLEME:

Temizlenecek olan eserin yüzeyinde bulunan toprak tabakası kıl fırça kullanılarak atılır. Sonra musluk altında suyla yıkanır veya bir kap içinde bulunan su içinde 1-2 saat bekletilir. Çıkmayan kir tabakası yumuşatıldıktan sonra sert tahta fırçaları kullanılarak çıkartılır. Kurumaları için temiz bir yere veya yerle temas etmeyecek şekilde bir miktar yukarıya kaldırılmış hasır tel üzerine yayılır. Bu uygulama yere yayılmasına nazaran hava sirkülasyonu sağlaması açısından daha olumlu bir çalışmadır.

İzmir Arkeoloji Müzesi

Izmir Arkeoloji Müzesi Izmir tarihi, gerek tarihi bilgiler ve gerekse arkeolojik kazilar sonucuna göre M.Ö.3000 yillarina kadar götürülebilmektedir. Prof. Dr.Ekrem AKURGAL 'in 1959'li yillardan bu yana aralikli olarak Bayrakli sirtlarinda sürdürdügü kazi çalismalari, Bergama'da 1866-1878 yillari arasinda Alman arkeologu Carl Humman'in Zeus Altarini bulmasi, Selçuk Artemis Tapinaginin 1869'da Ingiliz Wood tarafindan bulunmasi ve 1904'den bu yana da çesitli araliklarla Avusturyali arkeologlarin Efes Antik kenti kazilari, Izmir tarihini gün isigina çikarmaya yönelik yapilan arastirmalara birkaç örnektir.
Ayrica Türkiye'nin çesitli üniversitelerinden pek çok arastirmaci, kentin tarihi gelisimi ile ilgili arastirmalarina halen devam etmektedirler.

Piramitler Neden İnşa Edildi?

Piramitler Neden İnşa Edildi?
Kral mezarlarinin mastaba biçiminden, ehram sekline geçisine esasli bir sebep vardir ki, o da Kralin her türlü tecavüzden masun kalmasini temin etmek içindir. Mastabalarin insa tarzina ne kadar dikkat edilirse edilsin, hiç bir zaman yagmacilardan kurtulamamislardir. Zaten bir kere mezar açilip hava ile temas haline geçtigi vakit cesetler de çürüyüp toprak haline gelmislerdir. Bundan dolayi o kral mezarlari öyle saglam ve azamette yapilmalidir ki kimse o mezari açma girisiminde bulunamasin. Bunun içinde ehramlar yapilmistir.

Artemis Tapınağı

Artemis Tapınağı
Efes’teki Artemis Tapınağı dünyanın yedi harikasından biri olarak bilinir. Artemision çok görkemli bir yapıydı. Tapınağın en büyük özelliği Helen dünyasının antik çağında mermerden yapılmış en büyük yapı olmasıdır.

Zigguratlar

ZİGGURATLAR


Ziggurat Mezapotamya’ya özgü bir terimdir. Tanrıdağı anlamındadır.(1) İlkçağda Sümerler, Keldanlılar, Babiller ve Asurlular tarafından yapılan, tabandan başlayarak tepeye doğru kat kat yükselen(2) giderek küçülen teraslardan oluşan, zirvesinde bir tapınak bulunan ve yanlarında bir merdiven sistemi yer alan kademeli bir kuledir.(3) Üzeri açık ve dört köşelidirler.(4)
Bu yapılar tarihi metinlerde Ziggurat, Zigura ve Ziggurak gibi çeşitli yazılışlarla görülür.(5) Zigguratların ilk olarak Sümerlerce inşa edildiği düşünesi yaygındır.

Tonyukuk Anıtı

TONYUKUK ANITI
Birinci Taş
Batı Cephesi
Bilge Tonyukuk ben kendim Çin ilinde kılındım. Türk milleti Çine tabi idi. Türk milleti hanını bulmayıp Çinden ayrıldı, hanlandı. Hanını bırakıp Çine tekrar teslim oldu. Tanrı şöyle demiştir: Han verdim, hanını bırakıp teslim oldun.
Teslim olduğun için Tanrı ölmüştür. Türk milleti öldü, mahvoldu, yok oldu. Türk Sir milletinin yerinde boy kalmadı.

Olimpos Zeus Heykeli

Eski zamanlarda Yunanlılar'ın en büyük festivali, "Tanrıların Kralı Zeus" onuruna düzenlenen Olimpiyat Oyunlarıydı. Bugünkü Olimpiyat oyunlarına benzeyen bu müsabakalarda Anadolu, Suriye, Mısır, Yunanistan ve Sicilya'dan atletler yarışırlardı. Olimpiyatlar ilk kez M.Ö. 776'da başladı. Oyunlar 4 yılda bir düzenleniyordu ve Yunan şehir devletlerinin bütünlüğünü sağlamaya yardımcı oluyordu. Yunanlılar, Yunanistan'ın batı kıyısında Peloponnesus denen bölgedeki Olimpos'ta Zeus adına bir tapınak yaptırmışlardı. Kutsal oyunlar süresince, şehir devletleri arasındaki savaşlar kesiliyor ve oyunlar için Olimpos'a (Olympia) gidecekler için güvenli bir geçiş imkanı sağlanıyordu.

Dünyanın 7 Harikası

İnsanların çağlar boyunca hayran kaldıkları büyük eserler, asırlar boyu sanatçılara ilham, onlara yaklaşma ve onları geçme, daha iyisini ve daha güzelini yapma arzusu vermiştir. Tarihi açıklayan, insan gücünün ve kabiliyetinin tanıkları olan bu şaheserlere ilgi duymayan nesiller, yaratıcılıklarını kaybetmişler, içinde bulundukları nesillerin medeniyet yarışında geri kalmalarına sebep olmuşlardır. Bu sebeple, bütün dünya için eşsiz birer kaynak ve hazine olan bu eserlerin bilinmesinde büyük faydalar vardır. Tarihçiler, yazarlar ve sanatkarlar, yüzyıllardan beri "Dünyanın en büyük ve en güzel anıtları hangileridir, nerede, ne zaman ve niçin yapılmışlardır?" sorularına cevap aramışlardır.
M.Ö. 4. yüzyılda Sidon'lu Antipatros ilk defa, kendi çağında yeryüzünde mevcut olan yedi büyük ve güzel anıtı "Dünyanın Yedi Harikası" olarak adlandırmıştır. Heykeltraşlık ve mimarlık şaheseri olan bu eserler şunlardır:

Arkeometri Tanımı

ARKEOMETRİ’NİN TANIMI VE TARİHÇESİ

Arkeometri, arkeolojide çeşitli fen ve doğa bilim dallarının matematiksel ölçüm ve analiz yöntemlerinin uygulanması ve kullanılması olarak tanımlanabilir. Bu bilim alanında günümüzde yapılan arkeolojik araştırmaların kültür tarihi açısından, elden geldiğince eksiksiz olarak değerlendirilebilmeleri için, fen ve doğa bilimlerinin çeşitli dallarından birlikte yararlanılır.
Aslında arkeometrinin başlangıcının 19.yy’ın başlarına kadar geriye gittiği söylenebilir. 1800’de ilk kez M.H. KLAPROTH (1743-1817) Berlin Bilim Akademisinde sikkeler, camlar ve Ortaçağ heykelleri üzerinde gerçekleştirdiği bazı kimyasal analizlerin sonuçları hakkında bir bildiri verir. (J.Riederer 1982) 19.yy’ın sonlarına doğru ve yüzyılımız başlarında gerek

Lidya Eserleri - Karun Hazineleri

LİDYA ESERLERİ (KARUN HAZİNELERİ)
Antik Çağ’da Anadolu’nun batısında yer alan, güneyi Karia, kuzeyi Mysia, doğusu Frigya, batısı Ionia ve Aiolia bölgeleri ile çevrili alana Lidya denmektedir. Ünlü tarihçi Heredot’a göre üç sülalenin yönettiği Lidya’nın son sülalesi Meermnandlar 141 yıl egemen olmuş, Lidya’nın bölgede siyasal ve ekonomik yönden önemli ülke olmasını sağlamışlardır.

Arkeolojinin Tanımı

Bölüm 1: Arkeolojinin Tanımı:

a.Kelime Anlamı:

Arkhaio: eski (yunanca)
logos: bilim (yunanca)

Arkeloji kelimesi bu iki kelimenin birleşiminden oluşmuştur. Yani kelime manası ile eskinin bilimidir. Arkeolog terimi M.S.'nin ilk yüzyıllarına kadar Yunanistan'da sahnede dramatik mimiklerle eski efsanleri canlandıran aktörler için kullanılıyordu. Bugünkü anlamını ise 17. yüzyılda yaşamış bir doktor ve Lyons antikaları uzamanı olan Jacques Spon tarafından kazandırılmıştır.

23 Temmuz 2010 Cuma

T.c. Inkılap Tarihi Ve Atatürkçülük

III. Selim Devri Islahatları (1789-1807)


Açık düşünceli ileri görüşlü ve yenilik taraftarı bir insan olan III.Selim yapılan savaşlarda yeniçerilerin yetersizliğini anlamıştır.
a-III.Selim yaptığı bütün ıslahatlara Nizam-ı Cedit (Yeni düzen) denir. Nizam-ı Cedit aynı zamanda kurulan ocağında adıdır.
b-Bu ocağın masraflarını karşılamak üzere İrad-ı Cedit adında bir hazine kuruldu.
c-Ocağın eğitimi için Fransa’dan subaylar getirildi. Selimiye kışlası kuruldu.
d-Dış siyasete önem verildi. Sürekli büyükelçilikler açıldı.
e-Yabancı dil öğrenimine ve kültür hareketlerine önem verildi.
üIslahatları bazı çevrelerce iyi karşılanmayan III.Selim, Kabakçı Mustafa İsyanı sonunda tahttan indirildi. (1807) IV. Mustafa padişah oldu.

Islahat Hareketleri


Fotoğraflarla Yüzyıl Boyunca Yaşananlar

Fotoğraflarla Yüzyıl Boyunca Yaşananlar




19 Temmuz1900: Paris'te metro hizmete girdi.



10 Aralık1901: Adını Alfred Nobel’den alan Nobel Ödülleri ilk kez dağıtıldı. İlk barış ödülünü İsviçreli Henri Dunant aldı.
Fotoğraflarda Tarih




12 Aralık1901: İtalyan mucit Guglielmo Marconi, telsiz - telgraf sistemini geliştirdi ve İngiltere'den Atlantik aşırı ilk mesajını yollamayı başardı
 

Inşaat Tuğlası Ve Kiremit Imaline Elverişli Toprakların Tanınması

Inşaat Tuğlası Ve Kiremit Imaline Elverişli Toprakların Tanınması İNŞAAT TUĞLASI VE KİREMİT İMALİNE ELVERİŞLİ TOPRAKLARIN TANINMASI

ÖNSÖZ



M.T.A. Enstitüsü Türkiye'nin muhtelif bölgelerinde kiremit, tuğla hammaddesi
etüdü yapmış ve yapmaktadır. Bu çalışmaların ekserisi resmî müesseselerin isteği üzerine
yapılmış, bir kısmı da özel sektör tarafından finanse edilmiştir. Enstitü elemanları
mevzuubahis bölgeye giderek araziyi tetkik etmekte, kiremit ve tuğla imaline elverişli
olduğunu tahmin ettikleri sahalardan numune alarak, bunları Enstitü laboratuvarlarında
tetkik ettirmekte ve neticeye göre raporlarını hazırlamaktadırlar.
Kiremit ve tuğla imalinde kullanılabilen topraklar hakkında Türkçe neşriyat
mevcut değildir. Yabancı dillerdeki neşriyat ise, ya elde bulunmamakta veya uzun literatür
araştırmalarına lüzum göstermektedir. Hammadde ariyan kimseler evvelden edindikleri
tecrübelere dayanarak numune toplamakta, bu numuneler ise bazan laboratuvarda
menfi netice vermektedir. Ayrıca, özel sektörden bazı teşebbüs sahipleri hiç hammadde
etüdü yaptırmadan fabrika kurmakta ve zarar etmektedirler.
Bu yazı, kiremit tuğla hammaddesi ariyan kimselere, gözle tetkik ederek ve basit
denemeler yaparak elverişli toprağı kolayca tanımaları ve seçmeleri için gerekli bilgiyi
vermek maksadıyla hazırlanmıştır. Ayrıca laboratuvar muayene metodları da kısaca izah
edilmiştir.

Ahşap Yapıların Depreme Dayanıklılığı

Ahşap Yapıların Depreme Dayanıklılığı 17 Ağustos 1999 Depreminde çok sayıda betonarme yapının yıkılması sonrasındaki ilk tepkilerinden birisi betonarme kötü, ahşap yapı yapalım oldu. Sanki 17 Ağustos'da hiç ahşap yapı hasarı olmamıştı.

Ahşap yapı da deprem davranışı da unutulmuştu ve yaklaşık 30-40 yıldır çok az sayıda yapılıyordu. Şimdi yeniden ahşap yapı yapma kampanyasına başlamadan önce ahşap yapı ve deprem davranışını biraz hatırlamak gerek. 17 Ağustos 1999 Depremine çok dar bir açıdan bakılarak çıkarılan sonuçların yanında, ahşap yapıların, başka depremlerdeki davranışlarını da dikkate alarak, deprem dayanımı ve diğer özellikleri bakımından gerçek durumunu daha iyi anlamak gerekir. Ahşap, betonarme ve diğer başka malzemeden yapılmış yapıların deprem davranışlarına ön yargısız ve bilimsel bir yaklaşım gerekir.

Eurocode 9 Design of aluminium structures(1)

Eurocode 9 Design of aluminium structures(1)
Part 1-1: General rules – General rules
and rules for buildings


click here for downloading

Zip Password : insaatica

For download all eurocodes click here